Kahire’deki Büyük Duvar Resminin İnanılmaz Hikayesi keşfedin

0
103

2016 yılında, Kahire’de yaklaşık 50 binaya çizilmiş çarpıcı bir sokak sanatı eseri, internette dolaşmaya başladı. Bireysel olarak, her bina renkli, soyut bir başyapıt. Tunuslu-Fransız sanatçı eL Seed insanlarla birlikte sokak sanatının çarpıcı hatlarını oluşturdu. Çöp toplayıcılarının yaşadığı şehrin unutulmuş bir köşesi olan Kahire‘deki Manshiyat Naser bölgesinde boyanmış karşımıza boyanmış kocaman bir dünya çıkıyor, bu inanılmaz sanatsal eserin oluşturulması süreci görenleri hayretler içinde bırakıyor. eL Seed, hikayeyi kendi sözleriyle şöyle anlatıyor. Algı, sanatçının kendi kendini finanse ettiği projeyi nasıl organize ettiğini, toplumun güvenini nasıl kazanacağını ve duygusal bir dönüşüm geçirirken karmaşık bir sanat yapıtını nasıl yürüttüğünü ilk elden ele almasıdır. Algı olarak da adlandırılan anamorfik duvar resmi, sadece Moqattam Dağı‘nın bütününde görülebilir ve sıklıkla göz ardı edilen bir topluluğa ışık tutar. EL Seed’in bitmiş sokak sanatı çalışmaları kendisinden çok daha fazla olduğunu görüyoruz.  Aynı zamanda sanatı bir toplulukla bağlantı kurmak ve köprüler kurmak için iyi bir araç olmuş.

Algı hakkında merak ettiğim şey, resmin sonucundan daha azdı; ancak çok etkileyici olsa da, eL Seed’in kendisini Manshiyat Naser topluluğuna sokma biçimi ve varsayımları ve önyargıları aşmak için çalışması bunu pekiştiriyor. Kitabın önsözünde MoMA‘nın müdürü Glenn D. Lowry şöyle yazıyor, “Kahire’nin çöp toplayıcıları” var. “Yerel liderlerle birlikte çalıştığı sırada, çizdiği binaların sakinleriyle tanıştı ve mahallenin çocukları ile oynadı. Proje, bir dizi binaya yayılan anamorfik tabloyu görmek için “algı” gibi bir edimsel eylemden evrildi. Önceden görünmeyenleri görmek için bir metafor; Zaraeeb’in Kıpti topluluğunun hayatlarının haysiyet ve zenginlikleri.”

Instagram, sokak sanatının internet üzerinden takdir edildiği bir çağda bize bu kadar büyük bir projeyi yürüten eL Seed‘in algısının perde arkasını görememize, planlaması hakkında bilgi edinmemizi sağlıyor. 304 görsel boyunca, Algı’nın teknik ve sanatsal bir meydan okumadan çok daha büyük bir şeye nasıl evrildiğini öğreniyoruz. Büyümeye çalışırken, kişisel ethoslarına sadık kalmak isteyen başarılı bir sanatçının hikayesi. Sanatçı “Yaratıcılığımın sınırlarını zorladım, devam edemeyeceğimi hissettiğim bir noktaya ulaştım, farklı birşey yapamıyordum” diyor. Ayrıca “Duvar resimleri yapmanın kolaylığı bende  giderek artan bir rahatsızlık oluşturdu, bu da kendimi aşma ve yeni bir şey elde etme arzum ile çatıştı.” diyor.

EL Seed’in büyük bir sanatsal başarı elde etme arzusu üzerine Manshiyat Naser‘de zaman geçirmeye başlaması gibi, 70.000’den fazla yoksul çöp toplayıcı insanların yaşadığı bir alanda insanların bir parçası olma sürecini görüyoruz. Resimleri  ve kelimeleri sayesinde, eL Seed’i ilk adımlarında, kendisini topluma entegre etme sürecinde ve fikirlerini yansıttığı anlarda süreçleri birlikte takip ediyoruz. Sanat eserinin tamamlanmasının ötesine geçen bağlantıları ve arkadaşlıklarını beraber takip ediyoruz. 

Algı, Manshiyat Naser’in bir kutlamasıdır. Sınırlı sayıda basım, topluluk üyeleriyle yapılan konuşmaların transkripsiyonunu içerir ve yerel ustalar tarafından üretilen el yapımı geri dönüştürülmüş kağıt üzerine basılır. Kitabın tüm 500 kopyası, eL Seed tarafından boyanmış ve kendine has bir sanat eserine dönüşmüştür.

Algı, 4 Ekim 2018’de New York’ta MoMA’da yayınlanacak.

 eL Seed tarafından 2016 yılında Kahire’nin yoksul Manshiyat Naser bölgesinde çizilen anamorfik duvar resmi  50 bina üzerine yapıldı.

Onun yeni kitabı olan Perception, bir sanat projesinin sanatçı ve topluluk için nasıl bir keşif yolculuğuna dönüştüğünü ilk elden anlatıyor.

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%